Tapınakların ve metropollerin arasında Güney Kore yolculuğu. Yolculuk esnasında Bayan Hong ve Kia Soul bize eşlik ediyor.
Küçük bir an için rehberimiz Bayan Hong şaşkınlığa uğruyor: "Ne? Navigasyon sistemimiz veya yol haritamız yok mu? Ah!" İçini çekiyor. Daha sonra kendini toparlıyor ve mutlu bir ifadeyle açıklamasını yapıyor: "Bu durumda esnek olmamız gerekiyor" Böylece görkemli tapınakların ve sessizliğin arasında Gwangju'dan Seul'a gideceğimiz yolculuğumuz başlıyor.
Kia Soul'ün koltuklarında adeta geleceğe geri dönüyoruz. Soul, Kore'nin kötü tasarım geçmişini çöpe atan kompakt bir crossover. Yolculuğumuz sarımsak kokulu, çiftçilerin sevdiği ve sadece Japonların değil Korelilerin de aralarında bulunduğu köpek yemeği sevenler arasında gerçekleşiyor. Ancak biz onları Uzak Doğu'nun İtalyanları olarak kabul etmeyi yeğliyoruz; komşularından daha şımarık ve daha rahat. Kendi tarihlerinden uzaklaşmadan geleceğe doğru tam gaz yol alıyorlar. Neon ışıkla aydınlatılan alışveriş merkezleri Japon alışveriş merkezleriyle kolayca rekabete girebilir. Ancak Avrupalılar için aşırı aydınlık ve gürültülü bir izlenim bırakıyor.
Bu haberin devamını auto motor & sport'un mart sayısında okuyabilirsiniz.
Ebru Akyürek
Yorum Yazın
Yorum yazabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.